CHP’li Başkanlar: Hükümet ve yerel yönetimler el ele vermeli

Muğla Büyükşehir Belediyesi, “Pandemi, Turizm ve Deprem” ana başlıkları ile CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanları toplantısına ev sahipliği yaptı. Toplantı sonrası 11 Büyükşehir Belediye Başkanı ortaklığında bir basın açıklaması yayımlandı.

CHP’li Başkanlar: Hükümet ve yerel yönetimler el ele vermeli

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, bir otelde düzenlenen toplantının açılışında yaptığı konuşmada, belediye başkalarını ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Muğla’nın, Türkiye’nin üçüncü büyük turizm kenti olduğunu belirten Gürün, “Muğla aynı zamanda tarım kenti. Turizmiyle, tarımıyla geleceğe çağdaş bir kent olarak yürüyüşüne devam ediyor. Tarımda bütün belediye başkanlarımız önemli çalışmalar yapıyor. Çünkü tarım ülkemizin geleceği. Aynı zamanda tohumlarımıza sahip çıkıyoruz ve üretimi artırmak, çeşitlendirmek köylüyü, çiftçiyi ve besiciyi desteklemek için elimizden gelen her türlü şeyi yapıyoruz” diye konuştu.

Toplantıya, Türkiye nüfusunun yaklaşık 40 milyonuna hizmet veren Büyükşehir Belediye Başkanları olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak katıldı.

Toplantı sonrası katılımcı Belediye Başkanları ortaklığında düzenlenen bir basın açıklaması yayımlandı.

İşte o açıklama:

Ülkemiz nüfusunun yaklaşık 40 milyonuna hizmet veren Büyükşehir Belediye Başkanları olarak, buluşmalarımızın dördüncüsünü, Büyükşehir Belediyemizin ev sahipliğinde, Muğla’da gerçekleştirdik.

Toplantı konusuna gelmeden önce değinmek istediğimiz bir konu var. Dün çok karanlık bir güne uyandık. Kadına şiddet olaylarının bu denli arttığı bir ortamda akıl almaz bir kararla karşılaştık. Şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması ve şiddet uygulayanların adalete teslim edilmesi, İstanbul Sözleşmesinin temel hedefiydi. Kaldırılma kararı insan haklarına indirilen ağır bir darbedir. Bu hatadan hızla dönülmesini talep ediyoruz. Toplantımızda; yaklaşık bir yıldır bir numaralı gündem maddesi olan pandemiyi; olumsuz etkilediği alanlardan biri olan Turizmi ve hayati bir konu olan Depremi, uzman isimlerle ele aldık.

PANDEMİDE BİLGİ PAYLAŞMADAN BAŞARIYA ULAŞILAMAZ

Bir yılı aşkın süredir mücadele edilen, fakat vatandaşlarımızın, sağlık meslek örgütlerinin ve bizlerin tam ve detaylı bilgilere ulaşamamaktan şikayetçi olduğumuz pandemi konusunda artık tüm kurum ve kuruluşların ortak paydada buluşması zorunludur. Pandemide bilgiyi ve karar alma süreçlerini paylaşmadan başarıya ulaşmak mümkün değildir.

Baştan beri ifade edilen, topyekün mücadele yöntemi benimsenmeli, vaka sayıları il il, ilçe ilçe açıklanmalı, il hıfzısıhha kurulları gerekli olduğu dönemlerde il, ilçe geçişlerini kapatabilmeli, karantina altına alabilmelidir. Açıklanan İçişleri Bakanlığı genelgeleri yanında, iller kendi başlarına da kararlar alarak uygulayabilmeli, İl Pandemi Kurulu üyesi olan Büyükşehir Belediye Başkanları parti ayrımı gözetmeksizin düzenli olarak bilgilendirilmelidir. Aşı konusunda da bir an önce nüfusumuzun yüzde 70’ine ulaşılmalı, aşıların ithalatı ve ülkemize ulaşması konusunda yaşanan sıkıntılar giderilmelidir.

ŞEHİRLERİMİZİ DEPREME DAYANIKLI HALE GETİRMELİYİZ

Pandemi ile büyük yara almış sektörlerin başında gelen turizm sektörünün temsilcileri, yaklaşan 2021 sezonu için de maalesef umutlu değildir. Aşıya rağmen, salgın kontrol altına alınabilmiş değildir. Özellikle, önümüzdeki Nisan ve Mayıs ayları turizm sezonu için hayati önem taşımaktadır. Aşılamanın hızlandırılması ve turizmcilerin hükümet tarafından desteklenmesi ile 2021 en az hasarla atlatılabilir.

Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 90’ı deprem bölgeleri üzerinde yaşamaktadır. 2020 yılında ve daha öncesinde yaşadığımız acılar, sessiz bekleyişler hala yüreğimizin bir köşesinde sıcaklığını korumaktadır.

Deprem bilimsel bir gerçektir. Alınacak önlemler de bilimsel tanımlarla yapılmalı, şehirler depreme bilimsel ölçütlerle hazır hale getirilmelidir. Sağlam temeller üzerine kurulu şehirler inşa etmek, kentsel dönüşümleri tamamlamak, şehirleri tehlikeye atan ütopik hayallerden vazgeçip bir an önce tedbirleri hayata geçirmek elimizdedir. İlgili bütün kurum ve kuruluşların katılımıyla şehirlerimizi hızla depreme dayanaklı hale getirmeliyiz.

LİYAKATA DAYALI BİR SİSTEMLE ŞEHİRLERİMİZİ YÖNETECEĞİZ

Tüm bu konu başlıklarında bizlerle, bilgi, birikimlerini paylaşan çok değerli isimler; Prof. Dr. Kayıhan Pala’ya, Prof.Dr. Naci Görür’e ve Osman Ayık’a katkıları için teşekkür ediyoruz.

11 Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, vatandaşlarımız için üzerimize düşen vazifeyi en iyi şekilde yapmaya; sorunlar karşısında bilimi esas almaya; ortak aklı, iş birliğini, dayanışmayı artırmaya; liyakata dayalı bir sistemle şehirlerimizi yönetmeye kararlılıkla devam edeceğimizi tüm vatandaşlarımız bilmelidir. Yönetim anlayışımız, çözümlerimiz ve projelerimizle, bugün olduğu gibi bundan sonra da bir olmaya devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu, devrimleri ile yolumuzu aydınlattığı Türkiye Cumhuriyeti’nde, onun rehberliğinde yürümeye ve ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmak için mücadele etmeye devam edeceğiz.

HÜKÜMET VE YEREL YÖNETİMLER EL ELE VERMELİ

Ne var ki, 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinden sonra, merkezi hükümetin, belediyelerin görev ve yetkilerini kısıtlama amacıyla her gün yeni kararlar aldığını görüyoruz. Vatandaşlarımıza en iyi hizmeti vermek için çalışan belediyelerimizi engellemekten başka hiçbir mantığı olmayan yeni kurallar koyma, yeni kanunlar çıkarma uygulamasına son verilmelidir. Hükümet ve yerel yönetimler el ele verip vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştıran, güzelleştiren hizmetleri birlikte hayata geçirmeliyiz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın davetiyle 11 Eylül 2019’da yani tam 557 gün önce yapılan toplantıda konuşulan hükümet ile yerel yönetimlerimiz arasında iş birliği hususlarında hiçbir adım atılmadığı gibi 11 büyükşehir belediyemiz daha kötü uygulamalara maruz bırakılmaya devam etmektedir.

Belediyelerimiz kimin hangi partiye oy verdiğine bakmaksızın, her vatandaşa ulaşmak için var güçleri ile çalışıyor. Aynı hassasiyeti hükümetin de göstermesini bekliyor, parti, şehir, isim ayrımı yapmadan tüm yerel yönetimlere eşit ve adil davranmasını istiyoruz.

Baharın habercisi, tabiat ananın uyandığı, tüm çiçeklerin, ağaçların farklı renkleri ile mükemmel bir ahenk içinde doğayı süslediği Nevruz Bayramı bugün. Tüm renklilik ve farklılıklarımızla bir arada yaşamanın güzelliğinin ve değerinin herkesçe bilinmesi dileğiyle, umudun ve kardeşliğin bayramı Nevruz’u kutluyoruz.”

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp İhbar