Cinsel eğitimde ailenin rolü

Size yıllarca haberleri izlediğimizde karşımıza çıkan ve genellikle her haber bülteninde yer alan toplumsal bir sorundan bahsetmek istiyorum. Belki de toplum olarak bu haberleri duyunca hayıflanmak ya da öfke duymak yerine bir şeyleri değiştirmemizin zamanının gelip geçtiğini fark etmeliyiz.

Cinsel eğitimde ailenin rolü

Genellikle gelişmiş ülkelerde (Batı toplumlarında) çocuklara yönelik cinsel eğitimin önemi ebeveynler ve okullar tarafından benimsenmiş olmasına rağmen, bizler gibi geleneksel düşüncelerden tamamen sıyrılamamış toplumlarda cinsel eğitime (sex education) karşı ön yargıyla yaklaşımlar bulunmaktadır. Çocuğun cinsiyet ile ilgili konularda bilgi edinmeye ihtiyaç duyması, cinsel konuları merak etmesi, merakını gidermek için de soru sorması son derece doğaldır.

 

Cinsel eğitim; bireyin fiziksel, duygusal ve sağlıklı bir cinsel kimlik gelişimi oluşturması, karşı cinsin haklarına ve davranışsal özeliklerine saygı göstermesi ve olumlu sosyal ilişkiler kurmasına yardımcı olmak için verilen eğitimdir. Bu nedenle cinsel eğitimde amaç; cinselliği konuşmak değil, gerekli bilgileri öğretmek ve çocuğa olumlu duygular kazandırmaktır. Çocuklarımızı yetiştirirken mümkün olduğu kadar iyi eğitim alsın, kendisini her anlamda geliştirsin diye çabalarken konu cinsel eğitime gelince çoğu aile yanlış tutum sergilediği için ileride büyük sorunlar yaşamasına sebebiyet verecek büyük hatalar yapmaktadır.

“Çocuk istismarı ortadan kalkmaz ancak çocuk istismarının yüzde 90’ı önlenebilir.” Karen Adam

Cinsel eğitim denilince ailelerin aklına direkt “Çocuğumuza cinsel eğitimi kaç yaşında vermeliyim? Çocuğumuza cinsel eğitimi annesi mi, babası mı vermeli? Çocuğumuzun sorduğu sorulara yanıtlar nasıl olmalı?” gibi sorular gelmektedir. Bu sorular çocuğun gelişimsel sürecinin parçası olduğu için ebeveynlerinin vereceği yanıtlar, çocuğun merak duygusunu giderecek ve anlayacağı şekilde olmalıdır. Çocuğumuza cinsel eğitim verirken bu sürecin belli bir yaşı olmadığını unutmamalıyız. Genellikle çocuklar kendini ve dünyayı tanımak için 2, 3 yaşlarından itibaren sorular sormaya başlarlar. 

  1. Anne ben nereden geldim?         Sen karnımın içerisinde, sıcacık bir yerde büyüdün. 
  2. Neden benim de ağabeyiminki gibi şeyim yok?         Kızlar ve erkekler ayrı yaratılmışlardır. Bu bir eksiklik değildir.
  3. Babamın neden göğüsleri yok?          Yeni doğan bebeklerini emzirmek için yalnız annelerin göğüsleri olur.
  4. Bebek nasıl oluşur? Bebek nasıl doğar?          Çocuklar annenin içinden çıkar. Onlar annenin karnında yaşar ve büyürler. Orada güvenli bir bebek yuvası vardır. Kızlar yeterince büyüdüğünde anne olabilirler. Bebek dünyaya gelebilecek kadar büyüdüğünde annenin vücudundaki bir delikten dışarı çıkar.

Araştırmalara göre, cinsel eğitime başlamak için bu soruların gelmesini beklemek daha doğru bir adım olacaktır. Çocukların cinsel eğitimi annesi mi, babası mı vermeli sorusuna gelince genel olarak yaptığımız bir diğer yanlış kız çocuğuna annesi, erkek çocuğuna babası eğitim vermeli düşüncesidir. Çocuk soruları kime yöneltiyorsa çocuğa o kişi yanıt vermelidir. Çünkü çocuğun soruyu size yöneltmesinin sebebi o an kendine yakın görmesiyle ilgilidir. Burada asıl dikkat etmemiz gereken nokta bu sorulara karşı önceden hazırlıklı olmak, panik yapmamak ve bunların çocuğun gelişiminin bir parçası olduğunu unutmamak gerekir. Çocuğumuza cinsel eğitimi verirken dikkat etmemiz gereken en önemli husus yaşına uygun cevaplar vererek çocuğun merak duygusunu gidermek olmalıdır.

Cinsel eğitim denildiğinde aklımıza sadece doğum (üreme) hakkında bilgi vermek, üreme organlarını tanıtmak gelmemelidir. Cinsel eğitimle çocuğumuzun cinsiyet algısını hem kendisinin hem de başkasının bedenine saygı duymasını, cinsiyet sınırlarını iyice anlatmak gerekir. Yazının başında da bahsettiğim gibi cinsel eğitimi zor ve ürkütücü olarak görmek, bu eğitimi yok saymak ileride çocuğumuzun yanlış ya da eksik bilgi sahibi olmasına ve karşılaşabileceği sorunlarda bilinçsiz ve savunmasız kalmasına neden olacaktır. Unutmamak gerekir ki küçük yaş döneminde anlatılanlar detaylı değil, olabildiğince yalın olmalıdır. Örneğin; çocuk, okul öncesi dönemde cinsel organının ne işe yaradığını sorduğunda: “Gözümüz görmeye, kulağımız duymaya, penis/vajina da çiş yapmaya yarar.” denilmesi yeterli olacaktır.

Çocukların cinsel gelişimi, zihinsel gelişimden ayrılmamakta ve ortaya çıkış şekli ile doğrudan cinselliği ve ruhsallığı yetişkinlikte etkilemektedir. Bu nedenle unutmamalıyız ki çocuğun cinsel gelişimine ve eğitimine zaman ayırmak önemli olmaktan öte bir zaruret olarak karşımıza çıkmaktadır. Tehlikenin en yakınımızdan bile geldiği şu dönemde, çocuğumuzun ileride karşılaşabileceği üzücü olaylara maruz kalmasını istemiyorsak lütfen bu konuda anne baba olarak daha duyarlı olalım. Bilinçli olan çocuklar, kadın ve erkek olmakla ilgili duyguları, değer ve tutumları öğrenir. Kendi bedeni üzerinde söz sahibi olabilir ve bedenini yabancılardan korumayı öğrenir. Böylece istismar sayılabilecek ya da tehlikeli olabilecek durumları önceden tanıyıp onlardan kaçınmayı bilir.

 “Çocuk istismarının bugün hayatta olmasının tek nedeni, yetişkinler olarak onları dinlemediğimizde çocuklarımızı başarısız kılıyor olmamızdır. Bugün bir çocuğu dinleyin!” Heather McClane

 

 

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp İhbar