İstanbul Sözleşmesi’nin yerine Ankara Sözleşmesi geliyor

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, feshedilen İstanbul Sözleşmesi’nin yerine ‘Ankara Sözleşmesi’nin hazırlandığını açıkladı.

İstanbul Sözleşmesi’nin yerine Ankara Sözleşmesi geliyor

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, A Haber’de katıldığı programda, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Farklı bir sözleşmesinin gelmesinin zorunluğu olduğunu savunan ve Ankara Sözleşmesini hazırladıklarını söyleyen Kaya, şöyle konuştu:

“İstanbul Sözleşmesi 2011 yılında imzalanırken, Kadına karşı şiddetle mücadele için imzalanmış bir sözleşme… Son yıllarda sözleşme üzerinden farklı lobilerin yapıldığını gördük. Muhalefetin sahiplendiği bir sözleşme değildi. Ancak bu sene temmuz ayından itibaren, tamamen muhalefet etmek amacıyla kampanya yürüttüler.

CHP’li Özgür Özel’i Cumhurbaşkanımızı hedef alan sözlerinden dolayı kınıyorum. Bugün geldiğimiz noktada İstanbul Sözleşmesi’nin kutuplaşmaya yol açtığını görüyoruz. Bu ayrışma kutuplaşma bizi, ‘İstanbul Sözleşmesi olmasa da olur. Aslolan hukuktur’ noktasına getirdi. Farklı polemiklerin gündeme gelmesiyle İstanbul Sözleşmesi’nin yerine farklı bir sözleşmenin gelmesi zorunlu olmuştur. Ankara Sözleşmesi hazırlıyoruz.”

FESHEDİLEN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR?

İstanbul Sözleşmesi, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele amacıyla, Avrupa Konseyi tarafından 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan sözleşmedir. Resmi Gazete’de 8 Mart 2012’de yayımlandı. Avrupa Konseyi üye devletleri ile bazı ülkeler tarafından imza altına alındı. Sözleşme, onay yeter sayısına(10) ulaştığı 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girdi. 12 bölüm 81 maddeden oluşuyor.

SÖZLEŞME NEYİ AMAÇLIYORDU?

– Avrupa Konseyi’nin, kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin bu yeni sözleşmesi, ciddi bir insan hakları ihlali oluşturan bu sorunu en kapsamlı şekilde ele alan bir uluslararası anlaşmadır. Bu tür şiddete sıfır tolerans gösterilmesini hedeflemektedir ve Avrupa ile onun sınırlarını da aşan geniş bir alanda daha güvenli yaşanabilmesini sağlama yolunda önemli bir adımdır.

– Şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması ve şiddet uygulayanların adalete teslim edilmesi, bu sözleşmenin temel taşlarını oluşturmaktadır. Ayrıca, toplumun her ferdini, özellikle de erkekleri ve erkek çocuklarını, tutumlarını değiştirmeye davet ederek, bireylerin vicdanlarını ve düşüncelerini değiştirmeyi amaçlamaktadır. Esas itibariyle, erkeklerle kadınlar arasında daha fazla eşitlik sağlamaya yönelik çağrının yeniden yapılmasıdır; zira, kadınlara yönelik şiddetin kökleri, toplumda erkek ve kadın arasındaki eşitsizliğe dayanmakta ve bir hoşgörü ve inkar kültürünün sonucu olarak sürdürülmektedir.

SÖZLEŞME KAPSAMINDAKİ SUÇLAR NELERDİR?

Sözleşme taraf devletlere, aşağıda belirtilen davranışlara yönelik cezai veya başka bir hukuki yaptırım öngörmeyi zorunlu kιlmaktadιr:

– ev içi şiddet (fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik)

– taciz amaçlı takip;

– tecavüz dahil, cinsel şiddet;

– cinsel taciz;

– zorla evlendirme;

– kadınların sünnet edilmesi;

– kürtaja zorlama ve kısırlaştırmaya zorlama.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp İhbar