İzmir’de karısı boşanmak isteyen koca dehşet saçtı

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde 23 yaşındaki Aycan Kıncı ayrılmak istediği eşi Burak Kıncı tarafından çağrıldığı dönercide, 38 yerinden bıçaklandı. Saldırıdan yaralı kurtulan anne o anları anlattı.

İzmir’de karısı boşanmak isteyen koca dehşet saçtı

İzmir’in Karşıyaka ilçesinde yaşayan 26 yaşındaki Burak Kıncı adlı maganda, 3 Kasım 2020 tarihinde, kendisinden ayrılmak isteyen 23 yaşındaki eşi Aycan Kıncı’yı dava ile ilgili konuşma gerekçesiyle dönerciye çağırdı. Barışmak istediğini söyleyen Burak Kıncı, teklifini kabul etmeyen kadını cebinden çıkardığı bıçakla 38 yerinden bıçakladı. Ağır yaralanan 2 çocuk annesi, Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Burak Kıncı hakkında Karşıyaka Cumhuriyet Savcılığı tarafından ‘eşi kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 20 yıla kadar hapis cezası talebiyle Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

İddianamede, Burak Kıncı’nın olayın yaşandığı gün konuşmak için bir dönerciye çağırdığı Aycan Kıncı’ya barışmak istediğini söylediği, “Henüz dönmek için erken” diye karşılık alınca cebinden çıkardığı bıçağı defalarca sapladığı anlatıldı. Saldırgan erkeğin dönercideki diğer müşteriler tarafından çatal, kaşık, bıçak ve sandalye fırlatılarak engellenmeye çalışıldığı öğrenildi.

“BU SENİN SON YEMEĞİN”

Tedavisinin ardından sağlığına kavuşan Aycan Kıncı, korku dolu anları DHA’ya anlattı. Eşi tarafından birçok kez şiddete gördüğünü anlatan kadın, “Evliliğim süresince şiddet gördüm ve aldatılmayı yaşadım. Beni çatıdan aşağıya atmaya çalıştığı gün ayrılmaya karar verdim. Olay günü, buluşup konuşmak için mesaj attı. Ben de iki çocuğumuz olduğu için ‘Tamam’ dedim. Ancak ona güvenmediğimi ve boşanma kararımdan vazgeçemeyeceğimi belirttim. Yemek yerken eve dönmem için baskı yapmaya başladı. Kabul etmeyince, ‘O zaman yemeğini güzelce ye. Bu senin son yemeğin’ dedi. Bunları duyunca korkmaya başladım. O sırada yanımıza gelen arkadaşıma kaş göz işaretleriyle oturmasını anlatmaya çalıştım. Ancak Burak Kıncı, arkadaşıma gitmesini söyledi. Bana dönerek, ‘Neden arkadaşına kaş göz işareti yaptın? Sana kıyacak olsam şişleri saplarım’ dedi. Bir kez daha eve dönüp dönmeyeceğimi sordu. Yine dönmeyeceğimi söyledim. Ardından ayağa kalkıp, cebinden bıçak çıkardıktan sonra, ‘Önce sana mı yoksa kendime mi saplayayım? Bana yar değilsen kimseye olmayacaksın’ diyerek, beni bıçaklamaya başladı. Kendimi savunmak istedim ama saplamaya devam etti. Bıçağa arkamı dönerek insanlardan yardım istedim. Orada bulunanlardan bazıları kaçarken bazıları sandalye, tabak fırlatıp, engel olmaya çalıştı. Elinden bıçağı düşürünce, biri beni çekip, aldı” şeklinde konuştu.

15 GÜN YOĞUN BAKIMDA YATTI

Hayata dönmesini ‘mucize’ olarak değerlendirilen Kıncı; “Birkaç müdahaleden sonra doktorlar, çok zarar gördüğü için böbreğimi alabileceklerini söylediler. Ben de iki çocuğumun olduğunu belirterek, ‘Ne gerekirse yapın, ölmek istemiyorum’ dedim. Ardından birçok kez ameliyat oldum. Aileme de her şeye hazırlıklı olmaları gerektiğini söylemişler. 15 gün kadar yoğun bakımda yattım. Çok zor dönemlerden geçtim. Bıçaklanma anımda, tedavi sürecimde sadece çocuklarımı düşündüm. Canım yandığı için değil, onları annesiz bırakmamak için gözyaşı döktüm. Doktorlar hayata dönmemim mucize olduğunu söylüyorlar” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARIM OLDUĞU İÇİN SUSTUM”

Burak Kıncı’nın cezaevinde bulunmasına rağmen çıkmasından korktuğunu ifade eden Aycan Kıncı, zanlının en ağır cezayı almasını istediğini ifade etti. Psikolojik olarak çok kötü günler geçirdiğini belirten Kıncı; “Karşı tarafın ailesi, şikayetçi olmamam için baskı yaptı. Gerekli yardımları aldım ve kötü günleri geride bıraktım. Kendimi güçlü hissediyorum. Başta avukatım olmak üzere tanıdığım veya tanımadığım birçok insandan çok güzel destekler gördüm. Bu tür insanların en ağır cezayı almaları gerektiğine inanıyorum. Ancak bu ağır cezalarla bu tarz olayların önüne geçilebilir. Bana bunu yapan insanın cezaevinden çıkmasını istemiyorum. Eğer çıkarsa belki de yarım kalan işini tamamlamak isteyecektir. Hala hayati tehlikem geçmiş değil. Benimle aynı durumda olan kadınlara tavsiyem susmasınlar. Ben çocuklarım olduğu için sustum veya susturuldum ancak başıma bunlar geldi” diye konuştu.

“EYLEMİ PLANLADIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ”

Yaşanan olayın planlı olduğunu ifade eden Aycan Kıncı’nın avukatı İslam Gezer bu konudaki kanıtları mahkemeye sunacaklarını belirtti. Aycan Kıncı’nın boşanmak üzere olduğu eşi tarafından katledilmek istendiğini vurgulayan Gezer; “Olay günü sanığın, eylemi planladığını düşünüyoruz. Bir kişi, boşanmak istediği eşini ikna etmeye belinde av bıçağıyla gitmez. Barışmak için gidiyorsanız av bıçağını neden taşıyorsunuz? Mahkemeye sunacağımız WhatsApp mesajlarında da bu olayın baştan sonra planlı olduğunu kanıtlayacağız. Bu yalnızca eşi kasten öldürmeye teşebbüs suçu değildir. Tasarlamak eyleminin olduğu da gözler önüne serilecektir. Sanığın herhangi bir indirimden faydalanmasını istemiyoruz. Hiçbir sebep bu eylemi meşru kılamaz. Bizler, adil yargılama talep ediyoruz. Sanıkların, mahkemelerde ‘Kendimi kaybettim, eşim beni kışkırttı, tahrik oldum’ gibi birçok gerekçe söyleyerek indirim almalarına mahkemelerin göz yummamasını istiyoruz” diye konuştu.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp İhbar