Kalyoncu: “İzmir’de hobi bahçesi adı altında havuzlu siteler var”

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hasan Kalyoncu’nun TBMM Genel Kurulu’nda 221 Sıra Sayılı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (hobi bahçeleri) hakkında 7 Ekim 2020 tarihli konuşmasında: "Bunun birkaç oy veya üç kuruş çıkar uğruna heder edilmesini önlememiz stratejik önemde milli yükümlülüğümüzdür." dedi.

Kalyoncu: “İzmir’de hobi bahçesi adı altında havuzlu siteler var”

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hasan Kalyoncu Meclis Genel kurulu’nda yaptığı konuşmasında İzmir hobi bahçesi üzerinden çıkar sağlanamayacağını, tarım arazilerinin oy uğruna heder edilemeyeceğini söyledi.

Türkiye’de Tarımsal Arazi Kullanımı Ekonomik Kalkınma İçin Önemlidir!

Milliyetçi Hareket Partisinin tarım politikalarının temelinde tarım arazilerinin ve su
kaynaklarının korunması yer almaktadır. Tarımsal üretimi etkileyen faktörlerin başında ülke
topraklarının kullanım şekli önem kazanmaktadır. Buna göre, ülkemizde işlenebilir
topraklarımızın %60’ında ekim yapılabilmektedir. Ayrıca gün geçtikçe çayır ve mera alanları
azalmakta, dolayısıyla hayvancılık ve mandıracılık da olumsuz etkilenmektedir. Çayırların
tarıma ayrılması tarımsal arazi miktarını genişletmiş gibi görünse de bu topraklardan istenilen
düzeyde verim alınamamıştır. Buna ilaveten ormanlık ve fundalık araziler tarım arazisi
yapılmak amacıyla tahrip edilmiştir. Türkiye’de tarımsal arazi kullanımı sahip olunan
kaynakların etkin ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılması, ekonomik kalkınmanın sağlanması
bakımdan gereklidir.

İzmir Hobi Bahçeleri Gerçek Tanımına Uygun Yapılmalı! İnsanımızın Doğa İle
Buluşmasına Hizmet Etmeli!

Günümüzde hobi bahçeleri adı altında tarım arazileri bölünmüş, parçalanmış, amaç
dışı kullanılarak kirletilmeye devam edilmektedir. Bu konu ile ilgili olarak Milliyetçi Hareket
Partisi olarak kanun teklifimiz, araştırma önergelerimiz ve soru önergelerimiz mevcuttur.
Meclis’te görüştüğümüz bu kanun teklifi de tarım alanlarının korunması ve yapılaşmanın
düzenlenmesi açısından bizim teklifimiz ile uyum gösterdiği için destekliyoruz.

Türkiye’deki tanımı farklı kullanılsa da modern ülkelerdeki anlayışa göre hobi
bahçeleri, şehirlerde yeşil alanların oluşumuna destek veren bir görev ifa eder. Hobi
bahçeleri kentte yaşayanların boş zamanlarında daha çok meyve, sebze, süs bitkileri
üretiminde kullandıkları küçük tarım parselleridir. Hobi bahçelerinin rekreasyonel, ekolojik,
sosyal, ekonomik ve eğitsel açıdan pek çok işlevleri bulunmaktadır. Hobi bahçeleri Avrupa
kentsel peyzajının önemli kısmını oluşturmaktadır.

Farklı ülkelerde 2008 itibariyle yaklaşık 3 milyon adet hobi bahçesi bulunmaktadır.
Örnek verecek olursak Almanya’da bütün bahçeler kamu yeşil alan oluşturma açısından da
önemli bir unsur olan “kent tarımı” veya “hobi bahçesi” denilen uygulamanın şehir
merkezlerinde şehrin bütün her tarafından ulaşılabilecek durumda olması gerekir.
Literatürdeki tanımlaması da böyledir.

İzmir de hobi bahçesi adı altında havuzlu siteler bulunmaktadır.

Amacı şehirdeki insanların toprakla buluşması, bir şeylerle uğraşması, vakit geçirmesi
olduğu için bunun bir standarda bağlanması gerekmektedir. Seçim bölgem olan İzmir de hobi bahçesi adı altında havuzlu siteler bulunmaktadır. Bunların hepsinde belediyelerin
sorumluluk alması ve Türkiye’nin toprağını koruması gerekmektedir.

Yani belediyeler para kaybetmek, vatandaşla karşı karşıya gelmemek gibi kaygılar gütmemelidir.

Ülkemizdeki hobi bahçeciliğinin Avrupa’da olduğu gibi belediyelerin, tarım il
müdürlüklerinin, il özel idaresinin denetimi altında bir sosyal hizmet alanı olarak kent
bahçeciliği şeklinde devam etmeleri sağlanmalıdır. Hem tarım alanının yazlık site haline gelmesinin, hem de kentsel altyapıdan mahrum gecekondu görüntüsünün önüne geçmek
gerekmektedir. Bu şekliyle özellikle büyükşehirlerde yaşayan insanımızın doğa ile
buluşmasına hizmet edecek bir çözüm uygulamaya geçirilmelidir. İzmir hobi bahçesi

Tarım Arazilerinde Önalım Hakkının Kaldırılması Doğru Bir Karardır!

Ayrıca MHP olarak tarım arazilerinde problem oluşturan önalım hakkındaki teklifimiz
de bu kanunda yer almaktadır. Tarımsal araziler için olan önalım hakkının kötüye
kullanılması gerekçesiyle, sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin önalım hakkı kaldırılmasını
amaçlanmaktadır. Dolayısıyla bu teklifte yer alan kanun değişikliğini olumlu buluyoruz. Çünkü
köylerde satılık arazilerin köy halkı tarafından bilinmemesi hayatın olağan akışı ile bağdaşır
bir husus değildir. Netice itibari ile köylü arasında bu tip davalar husumete yol açmış ve
öldürme ve yaralamalar dâhil adli vakalara sebep olmaktadır.

Türk Tarım Politikalarında İklim Değişikliği de Dikkate Alınmalıdır!

İklim değişikliği çerçevesinde en fazla sorunlarla karşılaşacak olan alanlar arasında
tarım ve hayvancılık yer almaktadır. Bu sebeple tarım topraklarının korunması yanında Tarım
ve Orman Bakanlığında öncelikli alanlar olarak belirlenmeli ve bu konularda projeler
geliştirmelidir. Bu projelerin Türk tarım politikalarına yön verecek şekilde dizayn edilmesi
gereklidir. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından destek verilecek projeler geleceğe yönelik
politikalar oluşturacak şekilde olmalıdır.

Ayrıca üretim çiftliklerinin de aktif olarak çalıştırılması gerekmektedir. TİGEM’in proje
sonuçlarını uygulayabilecek nitelikte bir yönetim ve vizyona kavuşturulması gereklidir.
KBRN Tehditine Karşı Yüksek Güvenlikli Laboratuvar ve Araştırma Merkezi
Oluşturulmalıdır!

Kimyasal Biyolojik Radyoaktif ve Nükleer tehdit ve tehlikeler kapsamında yeni
yayımlanan yönetmelikte bakanlıkların görev ve sorumlulukları belirlenmiştir. Fakat tüm
alanlarda önleyici tedbirlerin ve savunma tedbirlerinin tam anlamıyla yer almadığı
görülmektedir. Biyolojik savaş yöntemleri sadece direkt insanı hedef alan organizmalardan
ibaret olmayıp tarım ürünleri yönünden de olabilmektedir. Toplumları zayıf bırakmayı
amaçlayan bu yöntemler tarıma da yönelebilmektedir. Bu amaçla araştırma yapacak yüksek
güvenlikli laboratuvarlar oluşturulmalıdır. Bu laboratuvarlar araştırma yapabilecek nitelikte
olup, tarımsal saldırıları önlemeye yönelik çalışmalar yaparken üniversiteler ile işbirliği içinde
olmalıdır.

Bunun yanında istilacı türler ve patojenlerle de mücadelede aktif görev yapabilecek
kapasitede olmalıdır. Tüm bunlar göz önünde bulundurularak AFAD veya
Cumhurbaşkanlığına bağlı yüksek güvenlikli laboratuvar ve araştırma merkezi
oluşturulmalıdır. Çalışılacak olan organizmaların büyük tehlike arz etmesi nedeni ile yurt
içinde üniversitelere ve araştırma merkezlerine dağılması engellenmelidir. Çünkü dünyada
bu yönde kazalar sonucu yayılan organizmalar sebebiyle felaketlerin yaşandığı bilinmektedir.
Özellikle biyolojik savaşa karşı önlemler oluşturma hem zirai faaliyetler hem insan ve hayvan
sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.

Vatanımızı, Toprağımızı Korumak Zorundayız!

Önceliğimize almamız gereken şey, Türk vatan toprağını ve özellikle tarım topraklarını
korumaktır. Çünkü toprak ve tarım aynı zamanda ülkemizin ve insanımızın gıda güvenliğinin
temel taşıdır. Bunun birkaç oy veya üç kuruş çıkar uğruna heder edilmesini önlememiz
stratejik önemde milli yükümlülüğümüzdür.

İklim değişikliği ve su yönetimi sadece Türkiye olarak durdurabileceğimiz bir süreç
değilse de, ülkemize ve insanımıza etkilerini yönetmek zorundayız.
Tarımsal alanların korunması temelinde değerlendirdiğimiz bu kanun, verimli
topraklarımızın imara açılması, hobi bahçesi adıyla tahrip edilmesi ve toprağın verimliliğini
kaybetmesi tehlikelerine karşı önemli bir girişimdir. Türkiye’nin gıda konusunda kendine
yeterli ve ihracata yönelebilecek potansiyelini harekete geçirmek gerekiyor.

TBMM olarak üzerimize düşen görevin, tarım ve hayvancılığı desteklemek, üreticilerin
hayat standartlarını yükseltmek olduğunu ifade ederek Türk köylüsünü saygıyla
selamlıyorum.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir