Ne kadar bilinçliyiz?

Sizinle son zamanlarda hem beni hem velilerimi aşırı derecede rahatsız eden bir konudan bahsetmek
istiyorum. Biz, ebeveyn ve öğretmen olarak çocuklarımıza engellilik konusunda ne öğretiyoruz?
Sanırım bizler, engelliler gününde “sosyal medyada paylaşım yapmak” dışında bir farkındalık
oluşturamıyoruz. Size, düşünmeden söylenen ancak ağır sonuçlara sebep olan bir örneği aktarayım.

Ne kadar bilinçliyiz?

NE KADAR BİLİNÇLİYİZ?

Sizinle son zamanlarda hem beni hem velilerimi aşırı derecede rahatsız eden bir konudan bahsetmek
istiyorum. Biz, ebeveyn ve öğretmen olarak çocuklarımıza engellilik konusunda ne öğretiyoruz?
Sanırım bizler, engelliler gününde “sosyal medyada paylaşım yapmak” dışında bir farkındalık
oluşturamıyoruz. Size, düşünmeden söylenen ancak ağır sonuçlara sebep olan bir örneği aktarayım.

Çocuğuyla sokakta yürüyen bir anne, tekerlekli sandalyede olan çocuğumuzu görüp “Yaramazlık
yaparsan sen de onun gibi olursun.” şeklinde bir ifade kullanıyor. Bunu duymak bir tarafa yazmak bile
çok ağır geliyor. Engelli çocuğumuzun hissettiklerini tarif edecek bir cümle kuramıyorum… Peki,
annemizin kendi çocuğu bu durumdan nasıl etkileniyor? Engelli çocuklarla aynı sıraya oturmayı
reddetmeler, arkadaşlarıyla oyunlarına dâhil etmemeler hatta engelli birini gördüğünde ondan kaçma
eğilimleri gösteriyor. Ne yazık ki bunlara sebep olan “normaller” diye tabir edilen bizleriz.

Görüştüğüm engelli çocuğu olan bir velimiz, “Dışarıda çocuklar bize baktığında ailelerine soru sormak
istiyorlar. Ancak ebeveynleri ya çocuklarını susturmaya ya da çocuklarını çekiştirerek yollarını
değiştirmeye çalışıyorlar.” şeklinde yaşadıklarını anlattı. Sizce bu hareketler ile ebeveynler,
çocuklarına hangi mesajları vermiş oldu? “Engellilik o kadar kötü bir şeydir ki hakkında kesinlikle
konuşmamalıyız!” ya da “Engellilik ayıp bir şeydir, öyle her yerde bahsedilmez.”…

Çocuklarımızın özel gereksinimleri olan bireylere uzaydan gelmiş gibi bakmamaları, onları
dışlamamaları, bilerek ya da bilmeyerek incitenlerden olmamaları için asıl farkındalığı kendimize ve
çocuklarımıza kazandırmalıyız.

Peki, bunu nasıl yapabiliriz?

1. “İnsanları birbirinden ayıran yetenekleri ve özellikleri vardır.” konusunda konuşabiliriz.
Örneğin, bazı insanlar bacaklarını hareket ettiremiyor, bu nedenle bir yerden bir yere
giderken tekerlekli sandalye kullanması gerekiyor ya da görme yetisi olmayan bireyler baston
kullanarak önlerinde engel olup olmadığını fark edebiliyor.
2. “Bu yetenekler ve özellikler bizi benzersiz yapar.” konusunu vurgulamalıyız. Bu özellikleri iyi
veya kötü şeklinde nitelemek yerine farkındalık olarak anlatmalıyız.
3. “Her insan anlaşılmak ister.” konusu üzerinde konuşmalıyız. Örneğin, otobüste giderken
çocuğunuza “Görme engelli biri bineceği ya da ineceği durağı nasıl öğrenebilir?” şeklinde soru
yöneltebilirsiniz.
“İşitme engelli biri film nasıl izleyebilir?”
“Bedensel engelli biri okulda kimsenin yardımına gerek kalmadan tuvalete gidebilir mi?”


Engellilik söz konusu olduğunda medyada ve sokakta kullanılan dil olumsuzdur. Örneğin, siz
engelli bireylerin kullandığı destek teknolojilerinin işlevlerini hatırlatarak “Ahmet’in tekerlekli
sandalye kullanması onun hareket kabiliyetini artırıyor. Cansu, işitme cihazı sayesinde
çevresindeki sesleri daha rahat duyabiliyor. Yusuf’un bastonu, onun bağımsız hareket
etmesine olanak sağlıyor.”gibi cümleler kullanabilirsiniz.
Farklılıkların yanı sıra benzerliklere de dikkat çekmek büyük öneme sahiptir. Engelli bireyleri
bu dünyanın dışından farklı canlılarmış gibi görmek ya da göstermek, tek boyuta indirip sahip
oldukları diğer özellikleri yok saymak anlamına gelmektedir. Çocuğumuzdan engelli
arkadaşının yapmaktan keyif aldığı şeyleri düşünmesini ve sonrasında bunlardan birlikte
yapabilecekleri etkinlikleri anlatmasını isteyebilirsiniz. Örneğin, Cansu’nun işitme cihazı var ve şarkı söylemeyi çok seviyor. O zaman birlikte şarkı söylemelerini sağlayabilirsiniz.
Çocuğunuzun doğum günü etkinliğinde, engelli olan sınıf arkadaşının farklı ihtiyaçları varsa
öğrenip gerekli düzenlemeleri yaparak davette keyifli zaman geçirmelerini sağlamamız güzel
olacaktır.

Çocuklarımıza bu tür konuları ihtiyacımız olmasa bile konuşmalıyız. Evde çocuklarımızın
gözlerini kapatarak yemek yemesini isteyebilir ya da bedensel engeli olan bireyi anlayabilmesi
için kollarını kullanmadan gününü nasıl geçirebileceğini düşünmesini isteyebilirsiniz.
Çocuklarınızdan şu şekilde dönüt alabiliyorsunuz:
“Biliyor musun anne, bir tarafında engel varsa diğer tarafların onu kapatmak için daha iyi
çalışıyormuş ve özel yeteneklerin oluyormuş.”
Bu tür oyunları yılda bir kez dahi olsa oynamak, bu konular hakkında konuşmak, yılda bir kez
bunun için ayıracak 15 dakikamız yok mu, ne dersiniz?

Çocuğumuzun algıları açık, sorgulayan, farklılıklara saygı duyan bir birey olarak büyümesine
imkân sağlayalım ki onlar da büyüdüklerinde sınıfındaki engelli çocukların potansiyellerine
inanan öğretmenlere, iş yerlerindeki engelli arkadaşının bilgi ve deneyimine saygı duyan
kişilere dönüşsünler.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp İhbar