Tunç Soyer, Erdoğan ile ne konuştuğunu canlı yayında açıkladı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, geçtiğimiz günlerde görüştüğü AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile neler konuştuğunu canlı yayında anlattı. Soyer, ekonomik krizde İzmir’in durumunu da değerlendirdi.

Tunç Soyer, Erdoğan ile ne konuştuğunu canlı yayında açıkladı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, KRT TV’de yayımlanan ‘Şimdiki Zaman’ programına konuk oldu. Soyer, geçtiğimiz günlerde görüştüğü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile aralarında nelerin konuşulduğunu da canlı yayında anlattı.

KRT TV’de yayımlanan Gürkan Hacır’ın sunduğu ‘Şimdiki Zaman’ın bu haftaki konukları gazeteciler Barış Yarkadaş, İsmail Saymaz, Elfin Tataroğlu, Uğur Dündar ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer oldu.

Geçtiğimiz günlerde İzmir’e giden Erdoğan’ı havaalanında karşıladığını ve 10 dakika görüşmek istediğini söylediğini anlatan Soyer, aynı günün akşam saatlerinde Erdoğan ile konuştuklarını ifade etti.

490 milyon Euro’luk bir kaynak bulduklarını ve bunun için Erdoğan’ın onayına gereksinim duyduklarını söyleyen Soyer onay talebinde bulunduklarını söyledi, durumun önemini de aktardığını ifade etti. Stüdyodaki konuklar Soyer’e Erdoğan’ın cevabını sorduğunda “İlgileneceğini söyledi, vücut dilinden anladığım kadarı ile de ilgilenecek” dedi.

“BURADA HÜKÜMETİN YAPTIĞI TEK BİR METRO YOK”

Gündeme ilişkin de kritik açıklamalarda bulunan Soyer; “Kendi gücümüzle ayakta kalmaya alıştık. Burada hükümetin yaptığı tek bir metro yok. Hepsini İzmir Büyükşehir Belediyesi yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmirliye güvenerek, onların desteğini arkasına almış olarak yoluna devam ediyor. Bütçe konusunda son derece titiziz” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer; “100 senede yaşanacak ne varsa 2 yılda yaşadık. Gündemimizde dirençli şehir olma hedefi var. Toplum sağlığı, deprem, iklim değişikliği daire başkanlığı kurmuştuk. İklim değişikliği nedeniyle çok kırılgan hale geldik. Felaketlerle çokça karşılaşmaya başlayacağız. Deprem olduğunda büyük ölçüde yaraları sarmaya hazırdık. 30. günün sonunda yaklaşık 50 bin kişinin dışarıda kaldığı felakette, son çadırı kaldırdık. Başlarını sokacak bir yer bulduk. Depremde İzmir halkı olağanüstü dayanışma gösterdi. Muazzam bir işbirliği yürüttü. Hızla aksiyon alabildik. Arkasından sel felaketi. Geçen sene aldığımız yağışın yüzde 20’sini 24 saatte aldık. Tam anlamıyla bir felaketti. Ertesi gün hiç sel yaşanmamış bir görüntü vardı. İzmir yaraları sarmak için başarı ortaya koydu” dedi.

“HER BAŞARILI KADININ ARKASINDA BİR ERKEK VAR”

Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın olduğunu söyleyen Soyer, İzmir’de durumun farklı olduğunu ifade ederek; “Her başarılı kadının arkasında bir erkek vardır. O şanslı erkek benim. Tarım politikalarında yanlış ürün desenleriyle yola çıktık. Bir zamanlar dünyanın tahıl ambarı iken şimdi ithal eder olduk. Bunun bir kader olmadığını düşünüyoruz. Topraklar bereketini korumaya devam ediyor ama yanlış politikalar yüzünden bu günlere geldik. Çok az su tüketen ürünlere yöneldik. İzmir Büyükşehir Belediyesi hep ürün satın aldı. Geçen yıl 144 milyon TL’lik alım yaptık. Bu yıl 340 milyon TL’ye çıkartıyoruz. Gençlerin köylerine dönüş heyecanını taşıması lazım. Kuraklıkla mücadele edecek, yoksullukla mücadele edecek bir çalışma başlatıyoruz. Biz tüm süreçlerde üreticinin yanında olacağız. Biz hem alım yapacağız hem satılmasını mümkün kılacağız. Kuracağımız ihracat destek birimiyle hangi havzada ne kadar üretmelerini onlara anlatacağız. Bilimsel destek. Dünyada iklim krizi yaşanıyor. Bu da iyi tarım politikalarını gerektiriyor. Biz buna başladık. Küçükbaş hayvancılığı teşvik ediyoruz” diye konuştu.

“SADECE İZMİR DEĞİL, TÜM TÜRKİYE YOKSUL”

Soyer, ekonomik krizde İzmir’in durumunu değerlendirerek; “İzmir Türkiye’nin bir şehri… Ve İzmir de yaşanan sıkıntılardan payını alıyor. El uzatmaya çalışıyoruz bunu yaparken gizli yapıyoruz. Aracılık rolü üstleniyoruz. Yaptığımız şey erzak paketi götürmekten ibaret değil. Bizim acil çözüm ekiplerimiz var. Arka mahalledekilere önce hizmet götüreceğiz diye iddiamız vardı. Onu yapıyoruz. Yapılması gereken ne varsa yapıyoruz. Kapı kapı gidip arkadaşlar dolaşıyor. En ihtiyaç sahibi mahalleleri yeniliyoruz. Sadece İzmir değil bütün Türkiye yoksul! Türkiye giderek daha çok yoksullaşıyor” dedi.

İşte Soyer’in açıklamasından satır başları:

İzmir Büyükşehir Meclisi’nde aldığımız kararların yüzde 95’ini oy birliği ile alıyoruz” ifadelerini kullanan Soyer, “Siyaset Türkiye’de sıkıştı ve bu siyaset kimseyi mutlu etmiyor. Hizmet üzerinden siyaset yapınca performans yarışıyor. O zaman siyaset yapıyorsunuz. Ben yerelde akan hayatın siyasetini yapıyorum. Siyaset hayatını değiştirme sanata ise yerelde yapınca insanların hayatlarına dokunuyorsun. İBB meclisinde negatiflik yok. Uzun tartışmalar oluyor ama sonunda büyük ölçüde oybirliği ile kararlar alınıyor. Depremden sonra bir yönetmelik hazırlığına girdik .Komisyonlar çalışmaya başladı. AKP’li meclis üyeleri bu bakanlığa gidecek, onların da görüşünü alalım dedi. Bakan beyle görüştük. Ona da anlattık. Onun da olurunu aldık. Meclis’e getirdik ve oy birliği ile kabul ettik. Bu çok değerli. Hizmet üzerinden siyaseti konuşunca performansı ölçüyoruz.

İBB’nin 2.5 kat borçlu olduğuna dair Cumhurbaşkanı’nın söylemi olmuştu. Ben kendisini dinledikten sonra yanlış bilgilendirdiğini düşündüm. İzmir’e geldiğinde havalimanında ‘Sizle görüşmek istiyorum’ dedim ve akşam görüştük. Buca metrosu hassasiyetini anlattım çünkü bu metro İzmir tarihinin en büyük yatırımı. Uzun süredir bunun üzerinde çalışıyorduk. Uluslararası bir konsorsiyum oluşturduk. 490 milyon euroluk kaynak bulduk. Hazine garantisi gerekmiyor ama Cumhurbaşkanının onayı gerekiyor. Buna onayı vermesini talep ettik. Cumhurbaşkanı ilgileneceğini söyledi. Vücut dilinden olumlu yaklaşacağını düşünüyorum. Yerelde bir uzlaşı var. Finansman kaynakları sadece onay gerekiyor. Hazine garantisi gerekmiyor. Bizim yaptığımız uluslararası finansman arayışına çıkmak. Asya Altyapı Bankası dünyada ilk kez bir belediyeye finansman desteği verdi o da İzmir Büyükşehir Belediyesi.

Dünya Bankası’ndan 250 milyon dolarlık kaynak bulduk. Acil imar kredisi. Bunu hızlı bir şekilde çıkaracaklarını söyledi. Cumhurbaşkanına durumu arz ettim. Bunun için de hazine garantisi gerekiyor. Eğer onay verilirse hızla başlayacağız. 250 milyon dolarlık finansmanı sadece orta hasarlı binalar için bu kaynağı kullanabiliriz. Kredi de 30 yıl vadeli ve düşük faizli bir kredi.

“BİZ İŞVEREN DEĞİLİZ, BİRLİKTE İŞÇİYİZ”

Emekten yanayız. Örgütlü olmasından yanayız. Örgütlenmesinin önünde ne engel varsa kaldırılması için çabaladık. Eşit işe eşit ücret mottosuyla hareket ettik. Ücret sendikacılığını doğru bulmayız. Sendika bir haktır. Elimizden geleni şimdiye kadar yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Geçen sene hep birlikte halay çektik. Bizim müzakere edemeyeceğimiz bir şey olamaz. Biz işveren değiliz. Biz birlikte işçiyiz. SODEMSEN bir dernekti. Bu derneğin uluslararası ilişkiler de yürütmesini istiyorduk. Bir de sendika olarak faaliyete geçti. Amaç emekten yana, demokrasiden yana bir çalışma zeminini yaratabilmek için ortak bir dil kullanımınına imkan vermekti. Şimdi biz ilkelerini koymaya başladık. Eşit işe eşit ücret dedik. Biz elbette emekten yanayız ama verdiğimiz zam milletin verdiği parayla ödüyoruz. Belediye başkanlarının gösterdiği hassasiyete saygı göstermek gerekiyor. Bizim verdiğimiz para vatandaşın ödediği paradır. Dengede tutarak hem emeği hem vatandaşın hakkını koruyacağız. Cahit Bey adaylık süreci yaşamış. Profesyonel olarak işçi sendikalarında çalışmış. Orada donanımlı danışmanlar var.

“NARLIDERE METROSUNU TAM GÜNÜNDE BİTİRECEĞİZ”

Kendi öz gücüne güvenme kültürünü geliştirdik. Kendi gücümüzle ayakta kalmaya alıştık. Burada hükümetin yaptığı tek bir metro yok. Hepsini İzmir Büyükşehir Belediyesi yaptı. Narlıdere metrosunu tam gününde bitireceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmirliye güvenerek, onların desteğini arkasına almış olarak yoluna devam ediyor. Bütçe konusunda son derece titiziz.”

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp İhbar